İcra ve İflas Hukuku
İcra İflas Kanunu altında incelenen davalar ve dosyalar
İcra ve İflas Hukuku
İcra İflas Hukuku Nedir
İcra ve İflas Hukuku, alacaklının alacağını devlet güvencesi altında ve zorla tahsil edebilmesini sağlayan hukuk dalıdır. Borçlunun borcunu rızasıyla ödememesi hâlinde devreye girer ve alacaklının, mahkeme kararına dayalı olsun ya da olmasın, kanunun öngördüğü usullerle alacağına kavuşmasını amaçlar. Bu hukuk dalı, hem bireyler hem de şirketler arasındaki para ve teminat borçlarını kapsar; sürecin tamamı İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde yürütülür.
İcra ve İflas Hukuku, borçlu ile alacaklı arasındaki menfaat dengesini korumayı hedefler. Alacaklının hakkını almasını sağlarken, borçlunun da hukuka aykırı veya ölçüsüz uygulamalara maruz kalmasının önüne geçer. İlamsız icra, ilamlı icra, rehnin paraya çevrilmesi, haciz, iflas ve konkordato gibi süreçler bu alanın temel konularıdır. Uygulamada usul kurallarının son derece teknik ve sürelerin katı olması nedeniyle, hak kaybı yaşanmaması adına icra iflas hukukunun uzmanlıkla yürütülmesi büyük önem taşır.
İcra İflas Avukatı Hangi Tür Davalara Bakar
İcra ve iflas avukatı, alacakların hukuka uygun şekilde tahsil edilmesi ve borç ilişkilerinin yasal sınırlar içinde çözülmesi için yürütülen süreçlerde görev alır. Bu alandaki davalar ve takipler, çoğu zaman teknik usul kuralları ve kesin süreler içerdiğinden uzmanlık gerektirir.
İcra iflas avukatı, ilamsız icra takipleri ile alacaklının elinde mahkeme kararı bulunmadan başlatılan tahsilat süreçlerini yürütür. Ödeme emrinin hazırlanması, borca itirazların değerlendirilmesi ve takibin devamı bu kapsamdadır.
İlamlı icra takipleri de icra iflas avukatının ilgilendiği alanlardandır. Mahkeme kararına veya ilam niteliğindeki belgelere dayalı alacakların zorla tahsili bu yolla sağlanır.
Avukat, haciz işlemleri sürecinde borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarının tespiti, haczi ve satış aşamalarını takip eder. Bu süreçte hukuka aykırı hacizlere karşı gerekli itiraz ve şikâyetleri de yapar.
İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması davaları, borçlunun icra takibine yaptığı itirazların bertaraf edilmesi amacıyla açılır. Bu davalar, takibin devam edebilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
İcra iflas avukatı ayrıca iflas davaları, iflasın ertelenmesi, konkordato süreçleri ve borç yapılandırmaları ile ilgilenir. Özellikle şirketler bakımından mali krizin hukuki yönetimi bu davalar kapsamında ele alınır.
Bunun yanında menfi tespit ve istirdat davaları, borçlu olmadığını ileri süren ya da haksız tahsil edilen paranın geri alınmasını isteyen taraflar için açılan davalar arasında yer alır.
Tüm bu süreçlerde icra iflas avukatı, hem alacaklı hem de borçlu açısından hak kaybı yaşanmaması için süreci baştan sona hukuka uygun şekilde yönetir.
Arme Hukuk Bürosu’nun İcra İflas Hukuku Alanındaki Yaklaşımı
ARME Hukuk Bürosu olarak icra ve iflas davalarında, alacakların en kısa sürede ve hukuka uygun şekilde tahsil edilmesini hedeflerken borçlu tarafın da yasal haklarını gözeten dengeli bir yol izliyoruz. İcra takiplerinin başlatılması, itirazların değerlendirilmesi, haciz ve satış işlemlerinin yürütülmesi ile iflas ve konkordato süreçlerinin yönetilmesi aşamalarında her dosyayı detaylı biçimde analiz ediyor, somut olaya özgü stratejiler geliştiriyoruz. Süre ve usul kurallarına azami özen göstererek olası hak kayıplarının önüne geçiyor, müvekkillerimiz için hızlı, etkin ve sürdürülebilir çözümler üretiyoruz.
Tehiri İcra
Tehiri icra, hakkında ilamlı icra takibi başlatılmış olan borçlunun, icra işlemlerinin geçici olarak durdurulmasını sağlamasıdır. Uygulamada en çok, borçlu tarafından mahkeme kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulması hâlinde gündeme gelir. Tehiri icra kararı, icra takibini tamamen ortadan kaldırmaz; yalnızca üst mahkeme incelemesi sonuçlanıncaya kadar icra işlemlerinin bekletilmesini sağlar.
Tehiri icra alınabilmesi için borçlunun, icra takibine konu ilama karşı kanun yoluna başvurmuş olması ve teminat göstermesi gerekir. Borçlu, istinaf veya temyiz dilekçesiyle birlikte ya da sonrasında, ilgili icra dosyası üzerinden tehiri icra talebinde bulunur. Mahkeme veya Yargıtay, dosyayı ve gösterilen teminatı değerlendirerek icranın geri bırakılmasına karar verebilir. Teminat genellikle para, banka teminat mektubu veya mahkemece kabul edilecek başka bir güvence şeklinde olur.
Tehiri icra süresi, kanun yolunun sonuçlanmasına kadar devam eder. Yani istinaf veya temyiz incelemesi tamamlanıp karar kesinleştiğinde tehiri icra kendiliğinden sona erer. Üst mahkeme kararı onarsa icra işlemleri kaldığı yerden devam eder; bozma veya kararın kaldırılması hâlinde ise icra takibi durur ya da ortadan kalkar. Bu nedenle tehiri icra, borçlu açısından telafisi güç zararların önüne geçilmesini sağlayan geçici ama önemli bir hukuki korumadır.
İflas
İflas, borçlunun borçlarını ödeyemeyecek duruma düşmesi hâlinde, tüm malvarlığının alacaklıların tatmini amacıyla tasfiye edilmesini sağlayan bir icra yoludur. Türk hukukunda iflas, borçlunun niteliğine ve sürecin başlatılma şekline göre farklı türlere ayrılır.
İflasın çeşitleri genel olarak üç başlık altında incelenir. İlki genel iflas yoluyla takiptir. Bu yöntemde alacaklı, borçluya karşı iflas yolu ile takip başlatır ve borçlu süresi içinde borcunu ödemez veya itiraz etmezse mahkeme iflasa karar verir. İkincisi doğrudan doğruya iflastır; borçlunun ödeme güçsüzlüğünün açıkça belli olduğu hâllerde alacaklı, önceden icra takibi yapmadan doğrudan iflas davası açabilir. Üçüncü tür ise borçlunun kendi isteğiyle iflas talebinde bulunmasıdır. Borçlu, borçlarını ödeyemeyeceğini mahkemeye bildirerek iflasını isteyebilir.
Gerçek kişinin iflası, her gerçek kişi için söz konusu değildir. Türk hukukunda yalnızca tacir olan gerçek kişiler iflasa tabidir. Tacir olmayan gerçek kişiler hakkında iflas kararı verilemez; bu kişiler için borçların tahsili haciz yoluyla yapılır. Tacir sıfatına sahip gerçek kişinin iflasına karar verilmesi hâlinde, tüm malvarlığı iflas masasına girer ve alacaklılar alacaklarını bu masa üzerinden talep eder.
İpotek kaldırma yazısı
Bir taşınmaz üzerinde tesis edilmiş olan ipoteğin, borcun tamamen ödenmesi veya ipoteğin hukuki sebebinin ortadan kalkması nedeniyle kaldırılabilmesi için düzenlenen belgedir. Bu yazı genellikle ipoteği koyan banka veya alacaklı tarafından verilir. İpotek kaldırma yazısı ile tapu müdürlüğüne başvurularak, taşınmaz üzerindeki ipotek kaydının silinmesi sağlanır. Yazı olmadan ipoteğin tapudan kaldırılması kural olarak mümkün değildir.
Süreçlerimiz titizlikle işlenip delil ışığında devam eder.
ARME HUKUK
Delil ve strateji temelli hukuk süreci
Ceza hukuku, Miras hukuku, İcra hukuku, Gayrimenkul hukuku, İş ve Sosyal Güvenlik hukuku, Aile hukuku vb. birçok alanda özelleşmiş avukat kadromuzla sizi temsil ediyoruz.
